Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarımız için yepyeni bir dönem başladı. Özellikle okul öncesi eğitime ilk kez başlayan çocuklar için bu dönem; yeni bir sınıf, yeni bir öğretmen, yeni arkadaşlar ve aileden ilk kez ayrılma deneyimi anlamına geliyor.
2026-2027 eğitim öğretim yılında 7-11 Eylül tarihleri arasında Okula Uyum Haftası uygulanıyor. Millî Eğitim Bakanlığı da bu süreçte aile katılımını özellikle destekliyor ve “Ailemle Okul Yolu Programı” ile okul-aile iş birliğinin yıl boyunca devam etmesini hedefliyor.
Önceliğimiz akademik başarı değil, güven duygusu
Okul öncesinde çocuğun ilk ihtiyacı; harfleri, sayıları öğrenmekten önce kendini güvende hissetmektir.
“Öğretmenim yanımda.”
“Annem/babam beni almaya gelecek.”
“Okul benim için güvenli bir yer.”
Çocuk bu duyguyu kazandığında öğrenme zaten doğal olarak başlayacaktır.
İlk günlerde ağlamak, anne-babadan ayrılmak istememek, sınıfa girmekte zorlanmak hatta birkaç gün sonra yeniden tepki göstermek bile uyum sürecinin doğal bir parçası olabilir. Her çocuk aynı hızda uyum sağlamaz.
Peki aileler ne yapmalı?
- Vedaları uzatmayın.
Çocuğunuz ağladığında uzun uzun ikna etmeye çalışmak kaygısını artırabilir. Kısa, sakin ve kararlı bir vedalaşma daha sağlıklıdır.
- “Ben seni bırakmam” gibi sözler yerine güven verin.
“Ben şimdi işe/evime gideceğim, sen de öğretmeninle güzel zaman geçireceksin. Seni söylediğim saatte almaya geleceğim.” demek çocuğa öngörülebilirlik sağlar.
- Okulu tehdit olarak kullanmayın.
“Yaramazlık yaparsan öğretmenine söylerim.” gibi cümleler okulun güvenli alan olma duygusunu zedeleyebilir.
- Çocuğun yanında okul hakkında olumsuz konuşmayın.
Anne-babanın kaygısı çocuğa çok hızlı geçebilir. Siz ne kadar sakin olursanız çocuğunuz da kendisini o kadar güvende hisseder.
- Sabah rutinini mümkün olduğunca düzenli tutun.
Uyku, kahvaltı, hazırlanma ve okula ulaşma saatlerinin belli olması çocuğun gününü öngörülebilir hâle getirir.
- Eve geldiğinde sorguya çekmeyin.
“Bugün ağladın mı?”, “Öğretmenin sana kızdı mı?”, “Biri seni üzdü mü?” soruları yerine;
“Bugün seni en çok ne mutlu etti?” diye sorabilirsiniz.
Öğretmenlere de küçük bir hatırlatma…
Uyum döneminde çocuğun davranışından önce duygusunu görmek gerekir.
Ağlayan çocuk “sorun çıkaran çocuk” değildir.
Sınıfa girmeyen çocuk “inatçı” değildir.
Annesinden ayrılmak istemeyen çocuk “şımarık” değildir.
Bazen bir çocuğun bize anlattığı tek şey şudur:
“Henüz kendimi burada güvende hissetmiyorum.”
İşte okul öncesi eğitimin en kıymetli tarafı tam da burada başlar: Çocuğu değiştirmeye çalışmadan önce onu anlamak…
Sevgili anne babalar;
Çocuğunuzun okula alışması için acele etmeyin. Başka çocuklarla kıyaslamayın. “Bak arkadaşın hiç ağlamıyor.” demeyin.
Her çocuğun uyum süreci kendine özgüdür.
Bazen üç günde alışır, bazen birkaç haftaya ihtiyaç duyar. Önemli olan çocuğa sevgi, güven, tutarlılık ve sabır sunabilmektir.
Çünkü okulun ilk günlerinde çocuğun zihninde oluşan duygu, onun okulla kuracağı uzun yolculuğun temel taşlarından biridir.
Unutmayalım: Çocuk okula sadece eğitim almaya değil, hayatının ilk sosyal dünyalarından birini keşfetmeye gelir.
Ve biz yetişkinlerin görevi, bu dünyanın onun için güvenli, sevgi dolu ve merak uyandıran bir yer olmasını sağlamaktır. 🌿
Yeni eğitim öğretim yılının tüm çocuklarımıza, öğretmenlerimize ve ailelerimize sağlık, mutluluk ve güzel başlangıçlar getirmesini diliyorum.
Okul Öncesi Köşe Yazarı
Burcu Urgenç
Yazarın Diğer Yazıları
- Çocuklara Sorumluluğu Oyunla Öğretmek: Çünkü Çocuk Oynarken Hayatı Öğrenir
- Yeni Bir Eğitim Yılı, Yeni Umutlar
- Kapıyı Açan İlk Cümle: Okuldan Eve Gelen Çocuğun Dünyasına Sevgiyle Dokunmak”
- Okul Öncesi Dönemde Rehberlik ve Veli Bilgilendirme
- Okul öncesinde oryantasyonun önemi
- Minik Kalplerin Büyük Yolculuğu Oryantasyon ve Uyum Süreci
- Okul Öncesi Değerler Eğitimi
- Yaz Tatilinde Okul Öncesi Çocuklar İçin Eğitici Oyunlar ve Aile Etkinlikleri
- Yaz Tatili: Çocukluk Anılarının ve Aile Bağlarının Güçlendiği En Değerli Dönem
- Okul Öncesi Eğitim Neden Bu Kadar Önemlidir?

12:36
GÜNDEM
GÜNDEM
SPOR
GÜNDEM
GÜNDEM
GÜNDEM