DOLAR

50,1421$%0,20

EURO

55,9072€%-0,62

STERLİN

66,9923£%-0,68

GRAM ALTIN

6.556,39%-0,60

ÇEYREK ALTIN

10.791,00%-0,41

TAM ALTIN

42.993,00%-0,40

Güneş Vakti a 12:30
Nevşehir PARÇALI AZ BULUTLU 1°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Meteris Haber
  • Aynı Evde İki Yabancı: Eşler Birbirinden Nasıl Uzaklaşır?
Güncellenme - Ekim 15, 2026 09:44
Yayınlanma - Ekim 15, 2026 09:44

Aynı Evde İki Yabancı: Eşler Birbirinden Nasıl Uzaklaşır?

Semanur Ölçüm

Semanur Ölçüm

4 Köşe Yazısı

Paylaş: Facebook Twitter LinkedIn WhatsApp
15 Ekim 2026, 09:44

Bir zamanlar birbirinin sesini duymak için fırsat kollayan iki insan, nasıl olur da bir gün aynı evin içinde birbirine anlatacak bir şey bulamaz hâle gelir?

Bir zamanlar saatlerce konuşulan geceler, nasıl olur da yalnızca günün sorumluluklarının paylaşıldığı kısa konuşmalara dönüşür? “Yemek yedin mi?”, “Çocuğun ödevini yaptırdın mı?”, “Yarın nereye gideceksin?” soruları ilişkinin bütün iletişimini kaplarken, “Sen nasılsın?”, “İçinde neler oluyor?”, “Bu hayatta kendini nasıl hissediyorsun?” soruları neden giderek unutulur?

Belki de evlilikteki uzaklaşma, tam olarak burada başlar.

İnsan, eşinin yanında olmaya devam ederken onunla kurduğu duygusal bağı kaybedebilir.

Üstelik bu uzaklaşma her zaman büyük kavgalarla, ağır sözlerle ya da sarsıcı olaylarla başlamaz. Bazen küçük kırgınlıkların konuşulmamasıyla, anlaşılmadığını hissetmekle, anlatmaktan vazgeçmekle başlar.

Bir eş, yaşadığı bir sorunu anlattığında diğerinin hemen çözüm üretmeye çalışması ama duygusunu duymaması… Birinin yakınlık ararken diğerinin yorgunluğuna sığınması… Birinin konuşmak istemesi, diğerinin susarak kendini koruması…

Zamanla taraflar birbirlerinin davranışlarını okumaya başlarlar. Biri susar, diğeri umursanmadığını düşünür. Diğeri geri çekilir, ilki reddedildiğini hisseder. Her ikisi de kendisini korumaya çalışırken aralarındaki mesafe büyür.

Bazen iki insan birbirinden uzaklaşmak istediği için değil de birbirine nasıl yaklaşacağını bilemediği için uzaklaşır.

Evlilikte mesafeyi büyüten şey bazen söylenmeyenlerdir.

İlişkilerde her kırgınlık dile getirilmez.İnsan, anlaşılmadığını düşündükçe kendisini daha az anlatmaya başlar.Bir süre sonra anlatmamak alışkanlığa, alışkanlık duygusal mesafeye dönüşebilir.Ve eşler birbirlerini tanıdıklarını düşünürken birbirlerine yabancılaşırlar.

Çünkü evlilik, yalnızca bir zamanlar birbirini tanımış iki insanın birlikteliği değildir. Birbirinin değişen ihtiyaçlarını, korkularını, hayallerini ve kırılganlıklarını yeniden keşfetmeye devam edebilme becerisidir.

Eşin yıllar önce tanıştığın kişi olabilir. Fakat bugün neye üzüldüğünü, neye ihtiyaç duyduğunu, hangi yükü taşıdığını hâlâ biliyor musun?

Bazen aynı evde yaşar, farklı hayatlar sürdürürüz.

İşler, çocuklar, ekonomik sorumluluklar, ailelerin beklentileri ve gündelik hayatın telaşı… Evlilik zamanla birlikte yaşanan bir ilişkiden çok, birlikte yürütülen bir organizasyona dönüşebilir.

İki insan evin bütün sorumluluklarını paylaşabilir ama duygularını paylaşamayabilir. Çocukları için harika bir ekip olabilir ama birbirleri için nasıl eş olacaklarını unutabilirler.

Burada önemli bir ayrım var: Sorumlulukları birlikte yerine getirmek, duygusal olarak birbirine yakın olmakla aynı şey değildir.

Birlikte hayatı sürdürmek gerekir; fakat ilişkinin içinde birbirine rastlamak da gerekir.

Bazen eşlerden biri yalnızca bir şey anlatmak ister. Çözüm değil, tavsiye değil, eleştiri değil… Yalnızca duyulmak ister. Bazen de bir sarılmanın, göz göze gelmenin ya da günün ortasında gelen küçük bir mesajın anlamı, uzun konuşmalardan daha büyük olabilir.

Yakınlık her zaman büyük jestlerle kurulmaz. Çoğu zaman insanın karşısındakine, “Senin iç dünyan benim için hâlâ önemli,” diyebilmesinde saklıdır.

Peki, birbirinden uzaklaşan eşler yeniden yakınlaşabilir mi?

Bunun için önce kimin haklı olduğunu belirlemekten çok aralarında ne olduğunu anlamaya ihtiyaç vardır.

“Sen zaten beni hiç anlamıyorsun,” demek yerine, “Kendimi sana anlatamadığımda yalnız hissediyorum,” diyebilmek…

“Artık benimle ilgilenmiyorsun,” demek yerine, “Eskisi kadar yakın hissetmeyi özlüyorum,” diyebilmek…

Bunlar küçük gibi görünen ama ilişkinin yönünü değiştirebilecek adımlardır.

Elbette her uzaklaşma yalnızca iletişim eksikliğinden kaynaklanmaz. Güven kaybı, tekrarlayan incitici davranışlar, eşitsiz sorumluluklar ve çözümlenmemiş çatışmalar da mesafeyi büyütebilir. Bu nedenle yeniden yakınlaşmak gerektiğinde davranışları değiştirmeyi ve güveni yeniden inşa etmeyi de gerektirir.

“Biz birbirimize en son ne zaman gerçekten yakındık?”

Bu soruyu suçlamak için değil, birbirini yeniden bulmak için sormak gerekir.

Çünkü bir evliliği ayakta tutan yalnızca geçmişte yaşanan güzel günler değildir. Bugün birbirine nasıl davranıldığı, yarın için ne kadar alan açıldığı ve iki insanın birbirini yeniden tanımaya ne kadar istekli olduğu da önemlidir.

Evlilikte asıl tehlike, zaman zaman tartışmak değildir. Asıl tehlike, artık anlatacak bir şeyinin olmadığına inanmak, anlaşılmayı beklemekten vazgeçmek ve aynı hayatın içinde birbirinin varlığına alışarak birbirini görmemeye başlamaktır.

İki insanın arasındaki mesafe her zaman kilometrelerle ölçülmez. Bazen bir sofranın iki ucunda, bazen aynı yatağın iki tarafında, bazen de söylenmeyen tek bir cümlenin içinde büyür.

İnsan bazen en çok, kendisine en yakın olması gereken kişinin yanında yalnız hisseder.

Belki bugün eşimize yeniden bakmanın zamanıdır. Onu yalnızca çocuklarımızın annesi ya da babası, hayatın sorumluluklarını paylaştığımız kişi olarak değil; hâlâ anlaşılmaya, görülmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyan bir insan olarak görebilmenin…

Çünkü mesele yalnızca aynı evde kalmak değildir.

Mesele, aynı evin içinde birbirimize hâlâ bir yuva olabilmektir.

Aile ve Çift Danışmanı Semanur Ölçüm

 

0 0 0 0 0 0
SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0