Aile danışmanlığı denildiğinde en sık duyduğumuz cümlelerden biri bu.
Sanki bir uzmandan destek almak için önce büyük bir tartışmanın yaşanması, bir ilişkinin kopma noktasına gelmesi ya da çocuğun ciddi bir problem yaşaması gerekiyormuş gibi düşünüyoruz.
Oysa çoğu zaman aileleri zorlayan şey, tek bir büyük olaydan çok ; zaman içinde biriken küçük meselelerdir.
Birbirine eskisi kadar vakit ayıramamak…
Aynı konuların tekrar tekrar tartışılması…
Çocuğun davranışındaki değişikliği anlamlandıramamak…
Eşlerin yalnızca sorumlulukları konuşur hâle gelmesi…
Evde herkesin kendi yüküyle baş başa kalması…
Ve bir gün biri “Biz ne zaman bu kadar uzaklaştık?” diye sorar.
İşte aile danışmanlığının önemli olduğu yer tam da burasıdır.
Aile danışmanlığı, yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak değildir. Bazen yaşananları daha iyi anlamak, aile içindeki ihtiyaçları fark etmek ve ilişkiler henüz onarılabilirken destek almak anlamına gelir.
Çünkü aile, sabit bir yapı değildir.
Çocuk büyür, ebeveynlik biçimleri değişir.
Eşler farklı dönemlerden geçer.
İş hayatı, ekonomik koşullar, taşınmalar, ergenlik, evlilik, kardeş ilişkileri gibi pek çok yaşam olayı ailenin dengesini değiştirebilir.
Dün işe yarayan bir tutum, bugün yeterli olmayabilir.
Bu nedenle aile içinde yaşanan her güçlüğü “biraz zaman geçsin, düzelir” diyerek beklemek yerine, bazen durup “Şu anda aile olarak neye ihtiyacımız var?” diye bakmak gerekir.
Aile danışmanlığı bu bakışı mümkün kılan profesyonel bir alandır.
Burada amaç bir aileyi değiştirmek ya da kimin doğru, kimin yanlış olduğunu belirlemek değildir. Amaç; aile bireylerinin birbirlerini, kendilerini ve içinde bulundukları ilişki döngülerini daha iyi fark edebilmelerine alan açmaktır.
Çünkü bazen çocukta gördüğümüz bir davranış, yalnızca çocuğa ait değildir.
Bazen eşler arasındaki bir çatışma, yalnızca o gün yaşanan tartışmayla ilgili değildir.
Bazen bir annenin tükenmişliği, bir babanın uzaklaşması ya da bir çocuğun içine kapanması; ailede daha geniş bir hikâyenin parçasıdır.
Ve bu hikâyeyi tek bir kişiye bakarak anlamak mümkün değildir.
Aile danışmanlığı, tam da bu nedenle bireyden bütüne bakar.
Destek almak için her şeyin kötüleşmesini beklemek zorunda değiliz.
Hatta belki de en doğru zaman, “Henüz çok geç değil ama bazı şeylerin değişmesi gerektiğini hissediyorum.” dediğimiz zamandır.
Çünkü yardım istemek bir başarısızlık göstergesi değildir.
Aksine, insanın kendi ilişkilerine dışarıdan bakabilme cesaretidir.
Aile olmak bize birbirimize bağlı olmayı öğretir.
Sağlıklı bir aile ilişkisi kurmak ise zaman zaman yeniden öğrenmeyi gerektirir.
Belki de mesele, “Bizim ailede bir problem var mı?” diye sormaktan çok;
“Ailemizde daha iyi ne yapabiliriz?” diye sorabilmektir.
Sosyal Hizmet Uzmanı & Aile ve Çift Danışmanı
Semanur Gönenbaba Ölçüm

12:30

TURIZM
EKONOMI
GÜNDEM
GÜNDEM
GÜNDEM
GÜNDEM